N’ye ithafen:

Ss: Fotoğraf olsa da, olmasa da…

imza:lambasever.

Reklamlar

perşembe*

“Resim yapmayı bilseydim sadece cansız nesnelerin biçimlerini incelerdim,” dedim; kaldı ki nesnelerin kımıltısız mutsuzluğunda kendi ruh halimi bulmak konusunda doğal 1 eğilimim olduğunu hissediyorum.*

hangi denizde yüzeceğini iyi bilmeli,kişi.

… Uzzi-Tuzzii okumanın içinde bir balık gibi yüzüyor, el hareketleri ( yüzgeç misali ellerini iki yana açıyor), dudak hareketleri ( sözcükler hava kabarcıkları gibi çıkıyor), bakışları ( gözleri deniz dibini tarayan balık gözleri ya da ışıklı akvaryum içinde yüzen balığı seyreden izleyici gözleri gibi sayfayı tarıyordu) buna eşlik ediyordu. *

calvino kararınca: 1 kış gecesi eğer 1 yolcu kıvamında …

*

“Gözüm!  Bir keresinde babaannen böyle sevmişti seni, halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle. Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni? Kendinden verdiği bu göz, bakışın, algının, ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizli bir mirassa eğer, ne zaman fotoğraf makinanı bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın-uzak ayarı yapsan, bil ki bir mil batırıp içine akıtıyorsun onu. Devraldığın gözü imha ediyorsun. Çünkü daha bakarken değiştiriyorsun şeyleri. Çerçeveyi aldığın nesne her neyse, onu dünyadan koparıp kendi betimine buluyor, hayat sabitlediğin anlardan ibaretmiş gibi, evrenin zamandan münezzeh sıfatını önce insan yüzlerinde göreceğin yerde kendi yapıtında deniyorsun. ” *

yüzünde 1 yer – semacığım kaygusuz

.