syf 109

Koridorda ağır adımlarla yürüyen Marvin hala inliyordu.” … ayrıca sol tarafımdaki bütün diyodlarda korkunç bir ağrı da var elbette…”  ” Öyle işte..” ” Bu parçaları yenileriyle değiştirmelerini istedim ama hiç kimsenin umrunda bile değil!” Marvin’in göğsünün derinliklerindeki dişliler gıcırdadı. “Komik,” dedi cenaze törenlerine çok uygun bir sesle, ” tam hayat daha kötü olamaz derken birden her şey nasıl daha da kötüye gidiyor.”
” ŞİMDİ BİR KÖŞEDE OTURUP PASLANMAMI MI İSTİYORSUNUZ YOKSA AYAKTA DİKİLİRKEN ANİDEN YERE DÜŞÜP PARÇALANMAMI MI?”

Marvin ona elektronik 1 bakış fırlattı.

“Hayat,”  dedi Marvin, ” bana hayattan bahsetmeyin.”  Topuklarının üzerinde umutsuzca döndü ve kendisini kontrol kabininden dışarı sürükledi. Hoşnut 1 mırıltı ve tıkırtıyla kapı arkasından kapandı.

otostopçunun galaksi rehberi*

yarısı yanmış 1 yol haritası:

benim bunu öğrenmem kolay olmadı, sizler için de kolay olmayacağını tahmin ediyorum.
işte size otomatik olarak doğru kabul etme eğiliminde olduğum katışıksız bir yanılgı örneği.
tecrübem dahilindeki her şey var olan en gerçek, en etkili, en önemli kişinin, yani evrenin mutlak merkezinin ben olduğuma dair derin inancımı pekiştirir.
bu gibi doğal ve basit, kendimize odaklı yaklaşımlar üzerine pek kafa yormayız çünkü bunlar toplumsal açıdan hoş karşılanmaz. Ancak esasen durum hepimiz için hemen hemen aynıdır.
(…)
Başkalarının duygu ve düşüncelerinin bir şekilde size iletilmesi gerekir, oysa sizinkiler hemen orada, hazır ve gerçektir.
(…)
Zihnin mükemmel 1 köle ama berbat 1 efendi olduğuna dair o eski, basmakalıp ifadeyi hatırlayın.
Pek çok klişe gibi sıradan ve yavan görünmesi rağmen, bu söz aslında büyük ve acı 1 hakikati dile getirir.
Ateşli silahlarla intihara teşebbüs eden yetişkinlerin hemen hepsinin kendilerini aynı yerden vurması 1 tesadüf değildir. Kafalarından.
Bu insanların çoğu aslında tetiği çekmeden uzun zaman önce ölmüştür.

david foster wallace

bu su