güle güle* diye biter kitap

Ben körüm. Hiç görmüyorum. Gözlerim de yok. Yani hilkat garibesiyim. Zira körlük gariptir, körlük gerçekdışıdır. Ama körlüğümden daha gerçekdışı bir şey var ki sadece görme duyumu değil gözlerimi de kaybettiğim halde ‘ görmeye’ devam ediyorum. Gördüklerim belki bir ‘hiç’ olabilir -ne de olsa körüm- ama o ‘hiç’ paradoksal olarak, benim betimleme gücümün ötesinde değil. Hiç bir şey görmüyorum yine de şaşırtıcı bir biçimde o hiçliği betimleyebiliyorum. Dünya, görmenin olmadığı dünya benim için kara  ve kaba bir kumaş halini aldı, uzayın derinlikleri gibi karanlık, ama bir şekilde, uzayın derinlikleri gibi içine nüfuz edebiliyor. Tekrar ediyorum, onu gerçekten görüyorum. Yüzümün eskiden gözlerimin olduğu yerinde derin ve unutulmaz bir içgüdü baki kalmış sanki, artık dünyaya ‘bakacak’ gözlerim olmadığı halde bu içgüdü yüzümün diğer bölümlerine rastgele yayılmıyor. ‘ Hiçi’ hala olmayan gözlerimle, sadece onlarla görüyorum. Hala birini selamlamak için başımı çeviriyorum, hem yavan hem sosyal hayatın bezdirici gereklerine farkında olmadan boyun eğdiğim için değil, gözlerim olmadığı halde içgüdüsel, atalardan kalma bir görme refleksine sahip olduğum için. (…)

İstesem de istemesem de görmek zorundayım. Kendi kendini kaşıyan bir yara, uzuvları kesilen kayıp uzuvlarının üzerine titremesine benzer bir kaşıntı.

(…)

Burada körlük meselesini aşan daha genel bir  mesele var. Benim geçmişimde ne zaman bir göz doktoru yüzüme kalem fener tutsa, ne zaman gözlerimi biraz uzun ve haşin kaşısam, onu görür gibi olurdum- ama tam olarak neyi? Retinayı mı? Gözyuvarının iç yüzeyini mi? Dış yüzeyini mi?

” Kör, gözsüz, yüzsüz ve yalnız, otistik, görsel açıdan otistik, dünyanın – dünyanın- yeknesak -yeknesak- titreşiminden sürülmüş. Hiç kimse böyle ümitsiz bir hale düşmüş müdür hiç? Dünya benim için boş bir kağıttan, üzerine yazılmış metnin hızla solduğu boş, kara bir kağıttan başka ne ki? O dünyayı bir kere daha görmek için neler vermezdim – sağ kolumu,sol kolumu, bacaklarımı, burnumu, parmaklarımı- şey burada yazanı okuyorum– ç… her şeyimi! ‘ Vah, vah! Cidden kötü durumdaymış.”

* Gilbert Adair – Kapalı Kitap

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s