herkesin hayatı kendine mi? sanmayorum.

Orada olmayana yazmaya yeltendiğinde: kafanda söze başlayan ve 1 türlü susmak bilmeyen, iç ses. Etrafında insanlar varken, onu susturmak için insanlara konuştun. “Sus artık!” dediler. “Gevezesin” dediler. Umursayamadın ki. İç sesi susturmanın tek yoluydu bu. Susmanı isteseler de susamazdın.

Yazmak çözüm değildi.Yazı iç sesi köpürtüyordu. Senin onu ağır akan 1 suyla sakince biriken göle yöneltmen gerekirken yazı bunu engelliyordu. Seviyordun da geveze iç sesi coşturan kağıdın v kalemin dokusunu, kokusunu, kurşun ucun lekesini v buruşturup da oraya buraya fırlattığın kağıt kümelerini. Onları asla çöpe atmadın da. Yeniden açıp buruşuk yüzeylere yeniden yazdın.

Hayatının safhalarını yazdın. Doğumunu yazdın. Ölümünü yazdın. Sevdiklerini v sevmediklerini… Üşüşen tüm düşünceleri… Orada olmayan insanlara, orada, seninle o yazı odasında olsalardı eğer söyleyeceklerini yazdın tekrar v tekrar… Sana ait olmayan ama sahiplendiğin acıları yazdın. Senin değillerdi, evet, ama bu engel değildi sahiplenmene. İnsan olmanın sonucuydu,bu. İnsan olduğun için senin olmayan acıları sahipleniyordun. Acı acemisiydin belki de. Suçu böylece insan olmana atıyordun ki bu suç bile değildi.

Kendi sözcüklerinle ne yaptığın seni ilgilendirirdi. Aradığın sonuç da buydu. Aradığın sonuç…

 Kendi sözcüklerin = hayatın.

Kendi sözcüklerinle ne yaptığın = hayatın. 

Yazılmış olan sözcükleri, karda senden önce bırakılmış izlerin üzerinden geçmek gibi izlemek = hayatın.

S. Asaf

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s